Şair sözleri

Haykıracaksın ama isyan etmeyeceksin. Ağlayacaksın ama belli etmeyeceksin. Onsuz kalacaksın belki; ama asla vazgeçmeyeceksin.

1) Kadın bir erkeği gerçekten severse, Onun gözünde dünyadaki bütün erkekler; kesin olarak anlamını yitirir .

       O.Wilde

2) Yüz dilde 'seni seviyorum' desen ne fayda. Bir dilde adam gibi sevmedikten sonra…
       Turgut Uyar

3) Haykıracaksın ama isyan etmeyeceksin. Ağlayacaksın ama belli etmeyeceksin. Onsuz kalacaksın belki; ama asla vazgeçmeyeceksin.
        Can Yücel

4) Hiç kimse sevgilisine benim için ne yaptın? dememeli.. 6 milyar insanin içinde seni bulmuş, daha ne yapsın.  
          Yılmaz Erdoğan

5) İnsanlar hatalarını mutluyken değil ancak mutsuzken anlar.
          Daniel Defoe

6) Hayat merdivenlerini çıkarken, insanlara iyi davranalım. Çünkü inerken gene aynı insanlara rastlayacağız.  
          Cenap Şahabettin

7) Keşke çocukken fazla mutlu olmayıp birazınıda bu zamanlara saklasaydım. Lazım oluyor arada.
          Cemal Yücel

8) Tam unuttum dersin, karşına çıkar tebessüm eder ve yine bağlar seni kendine.. Yine inanırsın; yalan olduğunu bilsen bile .  
           Cemal Süreya

9) Keşke tanımasaydım" dediğim hiçkimse olmadı benim. "Keşke beni tanımasına izin vermeseydim" dediklerim oldu .
           Marquez

10) Mutlu olmayı yarına bırakmak, karşıya geçmek için nehrin durmasını beklemeye benzer Ve bilirsin, o nehir asla durmaz.
            J.Christophe

11) Unutmak ve beklemek insanı en çok acıtan eylemlerdir; ama bunların ne kadar süreceğini bilememek acıların en beteridir!
             J.Christophe

12) Bir daha beni sevdiğini söyleme ! Neden biliyor musun ? Çünkü yine inanırım.  
             Cemal Süreya

13) Bazen sadece onun sende bıraktığı izleri özlersin, Her şarkıda ayrı bir hatıra saklıdır sanki; istesen de silemezsin.  
            Turgut Uyar

14) Anlamaya çalışma. Hayat böyledir işte.. Hep o kıyamadıklarımız kıyar size .
             Çehov

15) İnsanları tanımak için onları sınamaktan korkma; Çünkü kaybedilmesi gerekenleri, en önce kaybetmelisin.
             Seneca

[zombify_post]

NURI PAKDIL ŞİİRLERİ 1

Ben Kudüsü kol saati gibi taşıyorum

Güz suları bizim şehrin önünden akar

Kış savunması

Bizim şehir üs öbür şehirlere

Dakka şimdi bir doğu kamerası

Ölümü çeken

*

Geleceği parmakların bir bir gösterdi
Yeşil bir harmani dizlerinde
Çek denizi aradan
And anıtları koy
Eski çağ taşlarının üstüne
Yeni çağ silahları üstüne

*

Eylem öğlesi
Gül kurularını birbirine bağladık
Ekmeğimize bulaşan çağın hakkını
Kitabı açarak
Yonttuk

*

Soluğunda gül kokusu
Okunan ve bitmeyen bir sayfa
Gibi
Beni çeker bir girişime

*

Daha dinç ötede
Gerçekte olduğundan daha parlak
Yeresel
Otuzüç katlı bir yapı gibi
Damarlarımızda dolaşan kan gibi
Hamid çizgisi

*

2

At ipi atladı
Kitap soluyan atlar
Çocuk atı çağırdı
At çocuğu tanıdı

*

Denizi çek annemin başörtüsüyle ey sevgili
At geçer o zaman denizi

*

Bilirsiniz ormanlarla sonsuz bir at gelir
Görmüşsünüzdür çocukların rüyalarında da gelir
Biner ona
Sünnetçi

*

Cezayir’e atlarla gidilirdi
Babam atla bağa gelirdi
Yeni Ali
Paris’i atla dolaşacak

*

İyi binen ata
Bir solukta geçer Hazer’i
Yavaş yavaş ingiliz
Tuzağına düşer at süren yiğitlerin

*

3

Tûr Dağını yaşa
Ki bilesin nerde Kudüs
Ben Kudüs’ü kol saatı gibi taşıyorum

*

Ayarlanmadan Kudüs’e
Boşuna vakit geçirirsin
Buz tutar
Gözün görmez olur

*

Gel
Anne ol
Çünkü anne
Bir çocuktan bir Kudüs yapar

*

Adam baba olunca
İçinde bir Kudüs canlanır

*

Yürü kardeşim
Ayaklarına bir Kudüs gücü gelsin

(Ocak 1972)

*

4

Narin bir üzüm anne yüreği
ağlaması çocuğun
çöl tülbent üstünde
sarar onunla anne yüreğini

*

Çocuk harita
anne çocuğun gözleriyle bakar
uyur çocuk
anne bekçi daim

*

Sokaklar dar mı
boğulur anne
bu atlar
geniş alan isterler

*

Çocuk koşar
ardından K da
insanın yüreğinde bir parça Kudüs vardır yani K
anne şimdi eline aldığı yüreğini yerine bırakır

*

Irmak yatağıdır
çocukların cepleri
bilmeyiz bütün ırmaklar sabahları
akşamları çocuk ceplerindedir

*

Erişince kelime beyi
çocuğun etine
pamuk gibi yumuşak olur o dağ
anneler her yerde o dağı ararlar

*

Dener çocuk
öndeki çocuk boynu mitralyözdür
toz kalktı mı ayaklardan
Alttaki çocukla birlikte ikisi de attır

*

Doğudan mı batıdan mı
yürüyen bir çocuk göreceğiz Kudüse
ben çok önce çıktım doğu’dan
anneler her yerde ararlar beni

*

Çocuk akdeniz görmüş
her ülkede bulunan
bir
K’dır

*

Büyüyor elinde bomba
bombanın gerçeği yumuk çocuk eli
ama çocuk
aykırı görülür ölüme

*

Ölüm de yasadır
artar K
annelere sunu günaydın
çocuk önder

(Kasım 1973)

* 5

Mavi ışın dolanır anne gömleğinde
bal arısı deniz suyu
tayfı çocukların
gözetir kudüsleri

*

Kar yağmaz uçar anne gözlerinden
anne eli ovadır
oynayınca çocuk
daha genişler

*

Kudüse şiir gömlek dikişi annenin
gösterir yönümüzü iğneden çıkan ipliğin konumu
kare ya dikdörtgen
annenin çocuk yanağındaki izi

*

Düşününce anne
kudüsler yakınlaşır
bir tanrı tanımazın elinde de
kudüs haritası bakar kudüs yaklaşımıyla

*

Kelime anne dişleri
kiminde otuz iki kiminde otuz üç kelime
çocuk bu kelimeleri
öğrenerek yaş alır

*

Tapınakla yürek arasında en canlı ilişki
yüreğimiz sıkışınca
anladık
el aksa’dan bir taş düşürülmüştür

*

İnsan
soyaçekim
göğe yansır umudu
baktıkça aynada

*

Ve çocuk gülünce
ışır el aksa
el aksa bilir ki
çocuk koyacak o taşı

*

Ki biraz kirazdır ki biraz silâhtır
çocukların
gözleri
parmakları

*

Getirince baba
kudüsü özümleyen ekmeği
yeniler anne andını
kirazın ve silâhın üstüne

*

Deniz kabartısıyla
aynı andadır anne andı ve çocuk solunumu
bilir baba
toprağı süren makinanın hüzünle kudüsü söylediğini

*

Ağıt yakışmaz
şiire ve çocuk yüzlerine
ki çocuk yüzleridir getirir bizlere
gereğini bağımsızlığın

*

İlerler zaman
kudüs koşusunda
ancak anlar
çocukların daim önde olduklarını

(Şubat 1974)

[zombify_post]

TURGUT UYAR ŞİİRLERİ 1

Bir İntihar Akşamı Üstüne Söylenti

Kısacık yoğun bir akşam

herkesin yüzünün bir anıya karıştığı

yoğun bir akşam

bana bir memur gibi davrandılar hastanelerde

ve bir intihar üstüne söylenti

bütün kıyıları dolaştı durdu

kısacık bir akşam

Kısacık serin bir akşam
kelebeklerin atlarla yarıştığı
yoğun bir akşam
bazı mektuplar damgalandı postanelerde
oturuldu bir takım şarkılar söylendi
bir adam bir kadının kapısını vurdu
kısacık bir akşam

Neyi söylesem bir kahramanlıktı
içinde azıcık buluştuğumuz
bir bulutla bir kağıt peçete arasında
kısacık yoğun bir akşam
şaşırdım hüznümü nerelere bıraksam
bir yanda kasıklarımın sarsılmaz gücü ve
kısacık yoğun bir akşam

Her şey bir unutkanlıktı
arada bir deliler gibi kavuştuğumuz
tüfekle vurulmuş bir parsın yarasında
kıcacık yoğun bir akşam
biliyordum bir soğuktu nereye varsam
bir yanımda bir el bir yanda vazgeçilmez bir sancı ve
kısacık yoğun bir akşam.

Kim karıştırdı gerçekliğine
yaşadığım sonsuzluğun
ve oturuldu bir takım şeyler söylendi
imla kurallarıyla mutsuzluk üstüne
kısacık bir akşam
duraladım ne yapsam

Kim karıştırdı gerçekliğine
su terazilerindeki ensizliğin
ve fotoğraflar çekildi ben çıkmadım herkes eğlendi
araba vapurlarıyla denizsizlik üstüne
kısacık bir akşam o kadar kısa ki bir akşam

yüzümü suyun ardında buldum
kıyılar bu yüzdendir öyle dediler
kısacık yoğun bir akşam
serin bir akşam öyle söylediler..

[zombify_post]